CMK Müdafiine Beraat Vekâlet Ücreti Ödenmesi: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Emsal Kararı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2025 tarihli, 2025/67 Esas ve 2025/184 Karar sayılı kararı, CMK kapsamında baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafilerin, yargılama sonucunda sanığın beraat etmesi hâlinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmedilecek maktu vekâlet ücretinden yararlanıp yararlanamayacağı konusunda önemli bir değerlendirme ortaya koymuştur.

Uzun süredir uygulamada tartışmalara neden olan bu konuda, bazı mahkemeler ve Yargıtay ceza daireleri arasında farklı değerlendirmeler yapılabilmekteydi. Uyuşmazlığın temelinde ise CMK kapsamında görevlendirilen müdafiin aldığı ücret ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca beraat eden sanık lehine hükmedilen maktu vekâlet ücretinin ilişkisi bulunmaktaydı.

CMK Müdafiinin Beraat Vekâlet Ücreti Hakkı Tartışması

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekillere, özel bir tarife kapsamında ödeme yapılmaktadır. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13. maddesi uyarınca, CMK kapsamında görevlendirilen müdafi ve vekile ödenecek ücret, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrı olarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından belirlenmektedir.

Buna karşılık, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde, beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık lehine Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedileceği düzenlenmiştir.

2023 yılında yapılan düzenlemeyle, sanığın CMK kapsamında görevlendirilmiş bir müdafiinin bulunması hâlinde de bu ücretin uygulanacağı ve kovuşturma nedeniyle Hazineden alınan CMK ücretinin mahsup edileceği açıkça Tarifeye eklenmiştir. Türkiye Barolar Birliği de bu düzenlemenin uygulanmasında ortaya çıkan farklılıkların giderilmesi amacıyla konuya ilişkin açıklamada bulunmuştur.

Buna rağmen uygulamada, özellikle 5320 sayılı Kanun’un 13. maddesindeki “avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak” ibaresi gerekçe gösterilerek CMK müdafilerine ayrıca beraat vekâlet ücreti ödenemeyeceği yönünde değerlendirmeler yapılmıştır.

İşte Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2025/67 Esas, 2025/184 Karar sayılı kararı bu uyuşmazlığı ele almaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Ne Karar Verdi?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, uyuşmazlığı CMK gereğince görevlendirilen zorunlu müdafi tarafından temsil edilen ve yargılama sonucunda beraat eden sanık lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği kapsamında değerlendirmiştir.

Kurul, somut olayda sanığın CMK’nın 150. maddesinin 3. fıkrası kapsamında baro tarafından zorunlu müdafi ile temsil edildiğini ve yargılama sonucunda beraat ettiğini tespit etmiştir.

İlk derece mahkemesi beraat kararı vermiş, ancak beraat eden sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmetmemiştir. Sanık müdafii ise bu hususu temyiz konusu yapmıştır.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, CMK kapsamında görevlendirilen müdafiin ücretinin mahsup edilmesi suretiyle beraat eden sanık lehine bakiye maktu vekâlet ücretinin Hazine tarafından ödenmesine karar verilmesi gerektiği yönünde hüküm kurmuştur.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise, CMK müdafi ücretlerinin 5320 sayılı Kanun’un 13. maddesi kapsamında özel olarak düzenlendiğini ve bu nedenle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin CMK müdafileri bakımından ayrıca ücret öngöremeyeceğini ileri sürerek itiraz yoluna başvurmuştur.

Uyuşmazlık bunun üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu önüne gelmiştir.

Ceza Genel Kurulu’nun Gerekçesi

Ceza Genel Kurulu öncelikle, CMK kapsamında görevlendirilen müdafiin ücretinin 5320 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca özel bir düzenlemeye tabi olduğunu kabul etmiştir.

Bununla birlikte Kurul, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/4. maddesinde yer alan düzenlemenin de yürürlükte olduğunu ve bu düzenlemenin, CMK kapsamında görevlendirilen müdafii bulunan beraat etmiş sanıklar bakımından uygulanacağını değerlendirmiştir.

Kurula göre, Tarifede belirlenen ücret, CMK kapsamında görevlendirilen müdafie kovuşturma nedeniyle Hazineden ödenen ücretin mahsubu suretiyle uygulanmalıdır.

Dolayısıyla söz konusu sistem, CMK müdafii için iki ayrı ücretin hiçbir mahsup yapılmadan birlikte ödenmesi şeklinde değildir. Öncelikle CMK kapsamında yapılan ödeme dikkate alınmakta, ardından AAÜT uyarınca belirlenen beraat vekâlet ücretinden bu tutar mahsup edilmekte ve bakiye miktarın Hazine tarafından ödenmesi söz konusu olmaktadır.

“Sarf Edilen Emek ve Mesai ile Orantılı” Olmalı

Kararın dikkat çeken yönlerinden biri, Ceza Genel Kurulu’nun değerlendirmesinde savunma makamının niteliğine ve avukatlık mesleğinin bağımsızlığına özel olarak vurgu yapmasıdır.

Ceza Genel Kurulu şu değerlendirmede bulunmuştur:

“Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.”

Kurul devamında, zorunlu veya görevlendirilmiş müdafiin, seçilmiş müdafi ile aynı görevi ve aynı şartlarda yerine getirdiğine; hatta bazı durumlarda CMK’nın 188. maddesi gibi düzenlemeler nedeniyle daha fazla yükümlülük üstlenebildiğine dikkat çekmiştir.

Kararın bu konudaki önemli değerlendirmesi şöyledir:

“Seçilmiş müdafii ile aynı görevi, aynı şartlarda eda eden, hatta bazı durumlarda (CMK madde 188 gibi) daha fazlasını yapmak mecburiyeti bulunan zorunlu/görevlendirilmiş müdafiin alacağı ücretin, seçilmiş müdafii ile eşit olması beklenmese de, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil edebilmesi adına, sarf edilen emek ve mesai ile orantılı ve meslek onuruna yaraşır bir miktara tekabül etmesi gerekir.”

Bu değerlendirme, yalnızca somut dosyadaki ücret uyuşmazlığı bakımından değil, CMK müdafiliğinin hukuki niteliği ve savunma makamının konumu bakımından da önem taşımaktadır.

Kararın Sonucu

Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar vermiştir.

Böylece, CMK kapsamında görevlendirilen zorunlu müdafi tarafından temsil edilen ve beraat eden sanık lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/4. maddesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin mümkün olduğu kabul edilmiştir.

Ancak burada önemli olan husus, CMK kapsamında ödenen ücretin ayrıca dikkate alınmasıdır. AAÜT uyarınca hükmedilecek maktu vekâlet ücretinden, CMK görevlendirmesi nedeniyle kovuşturma için Hazineden ödenen ücret mahsup edilecek; bakiye miktar Hazine tarafından ödenecektir.

Kararın Uygulamadaki Önemi

Karar, özellikle beraat eden sanığın CMK müdafii tarafından temsil edildiği dosyalarda hüküm kurulurken vekâlet ücretinin de değerlendirilmesi bakımından önem taşımaktadır.

Bu çerçevede mahkemelerin, yalnızca “sanığın CMK müdafii ile temsil edildiği” gerekçesiyle beraat vekâlet ücretine hükmetmemesi yerine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ilgili hükmünü ve CMK kapsamında yapılan ödemeyi birlikte değerlendirmesi gerekmektedir.

Nitekim kararın somut olayında da beraat eden sanık lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maktu vekâlet ücretinin belirlenmesi ve CMK kapsamında ödenen miktarın bu ücretten mahsup edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bu yaklaşım, 2025 yılı içerisinde Yargıtay’ın farklı ceza dairelerince verilen kararlarda da görülmektedir. Örneğin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.03.2026 tarihli kararlarında, CMK kapsamında görevlendirilen müdafii bulunan ve beraat eden sanık lehine AAÜT’nin 14/4. maddesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi ve CMK kapsamında ödenen ücretin mahsup edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Sonuç

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2025/67 Esas, 2025/184 Karar sayılı kararı, CMK kapsamında görevlendirilen müdafilerin beraat eden sanık lehine hükmedilen maktu vekâlet ücreti bakımından yaşanan uygulama farklılıkları açısından önemli bir içtihat niteliğindedir.

Kararın ortaya koyduğu temel uygulama şu şekilde özetlenebilir:

CMK müdafii ile temsil edilen ve beraat eden sanık lehine AAÜT uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilebilecek; ancak CMK kapsamında kovuşturma nedeniyle Hazineden ödenen müdafilik ücreti bu tutardan mahsup edilecektir.

Kararın ayrıca, zorunlu müdafiliğin yalnızca şekli bir görevlendirme olmadığını; müdafiin yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunma makamını temsil ettiğini ve ücretlendirme sisteminin yapılan hukuki yardımın niteliği, emek ve mesai ile bağının gözetilmesi gerektiğini vurgulaması bakımından da özel bir önemi bulunmaktadır.

İlgili Karar

Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Tarih: 22.04.2025
Esas No: 2025/67
Karar No: 2025/184
Konu: CMK kapsamında görevlendirilen zorunlu müdafi tarafından temsil edilen ve beraat eden sanık lehine AAÜT uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi.

Ayrıca Türkiye Barolar Birliği de 24.06.2025 tarihli duyurusunda, söz konusu Ceza Genel Kurulu kararına yer vererek CMK kapsamındaki görevlendirmelerde beraat/katılan yan vekâlet ücreti uygulamasına ilişkin yaşanan tereddütlere dikkat çekmiştir.